G.D.P.

BEST ♥


Resmin orijinalini paylaşmak isterdim ama,
Senin tasarımın daha güzel hâlâ. 
İnan arşivden değil, gönülden çıktı.
İlmek ilmek işliyorsun, dur diyen yok mu buna ?

Savaşım bitmeyecek, boşuna uğraşma.
Çekip köşe başına, seni öptüğüm anlarda,
Sitem ederdin hani; "Ya gören olursa ?"
Umurumda değil, dudakların dudaklarımda.

*

Çok uzak kaldığımdan, aydınlığı bekliyorum
Güneşin doğuşu bile umut veriyor.
Hani geçecek diyorlar ya, gülüyorum.
Baharlar senin için var, gözlerinden biliyorum.

Sözlerimi saklamıştım, şimdi çıkıveriyor usulca.
Duygular hâlâ aynı, biz farklıyız.
Bu yüzden burası çıkılmaz kasırga.
Heceliyorum sana, hem de kana kana.

*

Nakarat yaparak değil, acıya katlanarak ilerliyorum.
Ne kadar düşünmek istemezsem, o kadar özlüyorum.
Cümleleri doldurmuyorum, kadehi boşaltıyorum.
Burada sen varsın, geçmek istemiyorum.

Elimde değil, kendimi biliyorum.
Ne kadar istemesen de, sen beni biliyorsun.
Pişmanlığım çok uzakta değil, kalplerimiz yakın.
Sen güzel sevmiştin ben güzel içmiştim, hepsi bu aşkın.

*

Karanlık çöktüğünde pencerende belirmediğimi,
Resimleri sildiğimi, eşyaları atabildiğimi,
Hiç inanmayacak olsan da, yalan söylemek isterdim.
Hatıralara veda edebildiğimi.

İstemek güzel şey, peki ya vazgeçmek ?
Öyle kolay olmadığını anlatabilirim.
Dinlemek ister misin hâlâ ?
Çünkü ben inanmak istedim sana.

*

Her şey yarım kalıyor işte,
Sen tamamlayandın, şimdi vazgeçmek.
Konuşma diyorlar, yani acıyı gömmek.
Sustukça büyüyorsun, bu ne zaman bitecek ?

Kalanları tüketecek bir neden arıyorum.
Sensiz çıkış yoluna çabalıyorum.
Bilmiyorum ama tek başıma gibiyim.
Cevap bulamıyorum, düşünüyorum.

*

Evet, söyleyebilirdim gitmediğini,
En azından çabuk bitmediğini,
Kaldırabilirim yalanlarını,
Gözlerime baktığında aşkı kandıramadığını.

Sen toy değil, kollarımda açan bir melektin.
Yalan söylemiş arkadaşların, gereksiz telaşların.
Buluşmaktan korkan, ürkek bakışların,
Şimdi yokuz, acaba bunu da kutlar mısın ?

*

İnan gel diye değil, bil diye yazıyorum.
Gerçi okumayacaksın, tarihe not düşüyorum.
Keşke sahip çıkabilseydim, şimdi geçmişi anıyorum.
Sen biliyorsun, ben özlüyorum.

Sormak isterdim mesela, nasıl olduğunu bilmek.
Böyle çok zor oluyor, habersizce gezmek.
Ne kötü değil mi ? Sensiz İstanbul'u seyretmek.
Kazanılmayacak savaşta hayata son verebilmek...

Başlasın



Sesinde anlam veremediğim bi' huzur var.
Ama unutmaya başlıyorum.
Açılan yaralar var.
Tek başıma kapatıyorum.

Sandığın gibi öylece dinmiyor.
Bir sigara daha yakıyorum.
Yarın çok çabuk geliyor.
Seni bir gün daha kaybediyorum.

Söylenmiyorum ama özleniyorsun.
Gözlemliyorum yine gelmiyorsun.
Koşuyorum, hâlen dinleniyorsun.
Susuyorum. Hem de gözlerine.

*

Daha çok zaman geçmeli belkide.
Ama bu gece kırılıyorum.
Dudaklarım kuruyor,
Sensizliğe kuruluyorum.

Benden öyle şeyler götürdün ki,
Sağlam kalan yerim yok.
Hatırlamak o kadar kötü ki,
Burada hazan çok.

*

Sen gülmeyi severdin,
Ben güldürmeyi.
Bakarken hayal kurardım,
Artık öğrendim iç geçirmeyi.

İnancımı geri vermeyi unuttun.
Hayata bağlıyordu umudun.
Her mevsim böyle yaprak dökemez.
Ama hüzün kelimesini güzel tamamlıyorsun.

*

Bir daha görür müyüm ? Emin değilim.
Ne yapsam da sarmıyor ellerim.
Gitmiyor.
Sende kalmış her yerim.

Nasıl da fark etmedim ?
Kayıp giderken.
Keşke demeyecektim.
Belki daha erken.

Sahi, hiç bahsetmedim.
Hala çok güzelsin derken,
Çirkinleşiyor burası,
Sensizlikten.

Kavuşmalıyız,
Hiç vakit kaybetmeden.
Başlasın,
Hikayemiz kaldığı yerden.

*

Sormasın,
Öyle gelip geçenler.
Öpmediğiniz yer kalmadı,
Sevmeden sevişenler.

Heyecana kapılmamak gerekli.
Burası henüz tan yeri.
Artık kaçmıyorum,
Kılıçlarımız çekilmeli.

Böyle kolay bitmemeli.
Gitmemeli sormadan.
Kollarında uyuyan,
Sevgi miskin artık uyan.




Yeniden


Vazgeçmiyorum.
Bir adımda geri atmıyorum.
Kaderde olana karşı çıkmıyor,
Zaten bu yüzden savaşıyorum.

En güzel cümleleri sana ayırıyorum.
Süslü sözlere karnın tok, biliyorum.
Bazen de bilmiş gibi yapıyor,
"Çok bilmişsin" dediğini hatırlıyorum.

Notaların kaldığı, müziğin durduğu,
Sende unuttuğum hayatı düşlüyorum.
Kalkmak zor oluyor,
Kalkınca yeniden yatmakta istemiyorum.

Ama bir şekilde başlıyor işte.
Nasıl durduracağımı da bilmiyorum.
Az konuşuyor, çok susuyorum.
Nerede kaldığımı tam hatırlayamıyorum.

*

Ağır çekimde ilerlerken hayat,
Bayat yorumları okumak zorunda kalıyorum.
Zamanın seni alacağını iddia edenlere inat,
Savaşım hiç bitmemiş heyhat!

Kibirli olduğumu söyleyenler olmuş.
E tabi bize de biraz tebessüm hakkı doğmuş.
Bir süredir sahnelerden uzaktım,
Boşlukta kalanlar birbirini ne güzel doldurmuş.

Kısır döngülere mahal verme taraftarı değilim.
Yeniden canlanacaksa engellemek kötü bir eğilim.
Duygulara ket vurmaya devam diyorsun,
Var olanı saklamak kazandırmayacak güzelim.

"Tohum var ama filizlenmesin,
Savaş olsun ama öldürmesin,
Çocuk olsun ama yatakta bişey göstermesin." diyorsun.
İsteklerinin karşılığı yok, kaybediyorsun.

*

Hayal kurmayı gözlerine bakarken alışkanlık edinmiştim.
Sonra kesin konuşmamayı öğrendim.
Şimdiyse geriye bakmıyorum.
Sende unuttuklarımı fısıldıyorum.

Kızgın değilim.
Düşünüyorum.
Bu konjonktüre rağmen,
Nasıl "Yeniden" diyebiliyorum ?

Cesaret diyemeyiz de; belki açık oynamak,
Hafif nemli havada reçeli parmaklamak,
Duş sonrası yatağa çıplak uzanmak,
Rüyada saçlarının arasında uyanmak, diyebiliriz.

Güzel konuşmuyor yavaş sevişiyorum.
Mutfakta beyefendilik yatakta aşçılık öğreniyorum.
Jargonumu terk ediyor senden de vazgeçmiyorum.
Umurumda değilmiş gibi yapıp bolca özlüyorum.

*

Sıyırmak varken kemirmeyi tercih ediyorum.
Bazen kaba olduğumu düşünüyor,
Ama geçmişi inkar etmiyor,
Tek başıma kalsam da nankörlük yapmıyorum.

Ayıkken hayat çekilmiyor,
Alkolü bırakma kararımı gözden geçiriyorum.
Engelleyen yok ama seni sevmem için sebep çok daha.
Sıralamak istemiyorum, satır başı yapıyorum.

Yeniden. 







Bitti


Anlamayacaklardı.
Ama ne düşündüklerinin de pek bir önemi kalmayacaktı.
Atılan adımlar, verilen tavizler bulanıklaşacaktı.

Sevginin yerini stratejiler alacak,
Ve bu yapılması gereken en son şey olacaktı.
Geç alınmış kararlar bize hep keşkeleri hatırlatacaktı.

Başlatan ben değildim.
Ama yerimi almaya çoktan hazır gibiydim.
Aradan geçen zamana rağmen hâlâ sıcaklığını koruyor ellerim.

Bu şiddetli öksürükle sağlıklı düşünemiyor gibi,
Her şeyi kırıp dökecek kadar fevri, 
Sarıldığında yeni bir dünyada uyanmak kadar gerçekçiydi.

*

Açıklama olması gerekmez, bazı şeyleri anlamlandırmalıyız.
Yarım kalabilir, tamamlayacak kadar savunmalıyız.
Kolay değil ama dudaklarındaki sıcaklığa sığınmalıyız.

Mesela yazmak için yazmamalıyız,
Canımız sıkılınca sataşmamalıyız.
Hava kapalıyken melankoli,
Açılınca, bildirim sesiyle uyanmamalıyız.

Arsızlığı dizginleyecek kadar dirayetli olmalı,
Sabahları aç karnına sigara yakmamalı,
Kahveyi de hazır almamalıyız.

Yağmurlu havalarda bilerek şemsiyesiz çıkacak kadar hayattan vazgeçmemeliyiz.
"Biz" olmak hep zordur, kolayı seçmemeli, asitli içeceği çok tüketmemeliyiz.
Ayrılık mevsimine alışmamalı, neden hâlen mutsuz olduğumuzu irdelemeliyiz.

*

Çok düşünelim demiyorum ama az düşününce faydası olmuyor, biliyorum.
Sevişmeden önce önlemlerimizi alalım diyorum, biraz daha düşünmeni istiyorum.
Benim suçum yok, kazaya kurban gitmeden önce önlemleri sıralıyorum.

Yanlış kollarda değil, doğru konumlanmalıyız.
Unutmak için unutmaya çalışmamalı,
Hırsımız hınca dönüşmemeli,
Hataya mahal vermemeliyiz.

Doğrular tek değildir ama doğduğu yer hakikattir.
Aklın yolu 1,
Pazar sabahı enerjiyi düşürmemek gerekir 2,
Söylenmeyi engellemek için bir kap süt iyi gelir 3.

*

Saadet'e gelecek olursam;

Hasretimiz bitene kadar sarılmalı,
Kulak arkasından ensene inecek kadar romantik olmalı,
Ateşimiz sönene kadar bedenimizi yormalı,
Akan ter soğumadan sigaramızı yakmalıyız.

O bakımdan;

Çok soru sormayınız,
Boş yere koşmayınız,
Hevesler hep geçici,
Hemen limana yanaşmayınız.

~

Her şeyin bittiğini göstermek istiyorsun, anlıyorum.
Yanlış yerlere bakarak dolduruyorsun kadehi, izliyorum.
Herkes oyununu oynuyor, ben şimdilik susuyorum.